KENDİNİZİ DEĞERLENDİRİN!

Aşağıdaki değerlendirmeye katılarak nasıl bir anne baba olduğunuz konusunda bilgi alabilirsiniz.

AYIN KİTABINA GÖZATIN

Yazar: Robert J. Mackenzie
Yayınevi: Yakamoz

Nasıl bir ebeveyn olmak istersiniz?

Çocuklara Sınır Koyma neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmesini sağlayacak teknikleri içeren, çocukların Piaget’in gelişim teorisi üzerinden bulunduğu dönemi temel alarak hazırlanmış teknikleriyle önümüzde basit bir şekilde uygulayıp etkili sonuçlar alabileceğimiz bir kitap. Dili çok sade ve içeriği oldukça açıklayıcıdır. Söylediğini genellemeye çalışırsak şöyle söylenebilir: Çocukların bir şeyin yanlış olduğunu öğrenmesi için net bir şekilde söylenen mesaj, seçeneklendirilmiş davranışlar ve somut psikolojik olarak zarar vermeyen öğretici deneyimlere ihtiyacı var. Yanlış yapılan davranıştan sonra sık uygulanan bir somut mantıklı deneyim uygulaması çocukların karar verme, sorumluluk alma, öz kontrol denetim ve saygı kazanmasını sağlıyor. Piaget’in dediğine göre çocuklar 2-12 yaş arasında (yanlış hatırlamış olabilirim 2-7 de olabilir; galiba soyut düşünceye geçme yaş aralığı 7-12 idi ondan karıştırdım) somut olguları ve varlıkları daha kolay öğrenirler. İşin içine giren başka bir dinamik ise her çocuk aynı değildir. Etrafındaki yetişkinleri mutlu etmeye çalışan çocuk bu kitaba göre uysal bir çocuk olarak tanınıyor, bu çocukların ortak özellikleri sadece bir şey söylendiği zaman siz söylediğinizde yapıyor olması ve istediğinin yapılmama durumuna sert, ebeveynler adına yıpratıcı tepkiler vermemesi. Ele alınan bir diğer çocuk türü ise inatçı çocuklar olarak tanımlanıyorlar. Bu çocuklar ise sadece söylemenin yeterli olamadığı emprik (deneysel) olarak sınırın nerede olduğunu somut bir şekilde görmek isteyen çocuklardır ve istemediği bir şey yapıldığında ( alışveriş merkezinde bir şeyin alınmaması, parkta oynarken başka birinin oyuncağını alıp bırakmak istememesi vb. bir sürü olgu da) sert ve baş edilmesi zor olarak tanımlanan (ağlama, sert çığlıklar atma)tepkiler veren çocuklar olarak tanımlanabilir. Neyse ki bu dinamik bu kitaptaki uygulamalar ve teknikler için çok da önemli değil çünkü teknikler ikisine de oldukça uyumlu. Çocuklar alması gereken mesajları ve sınırları ebeveynleri tarafından net bir şekilde alırlar. Bunlar bir davranışın sürdürülmesinin doğru olmadığını söyleyen ve olgusal olarak “Ya parkta oynarken arkadaşına vurmadan oynarsın ya da bugün sonuna kadar parkta oynamazsın( yaşına göre yarını da ekleyebilirsiniz önemli olan kısmı çok uzun olmaması, hatırlanması gereken şey biz o duruma özgü nasıl davranması gerektiğini öğretiyoruz yani somut olarak tekrar tekrar deneyimlemesi gerekiyor ki öğrenebilsin)” gibi seçeneklerle sınırlayan ve çocuğun yanlış davranışının ilişki içinde olduğu nesneye (başka bir çocuk, oyuncak, ortam, sorumluluk) yönelik mantıklı ve basit sonuçların uygulanarak hangi davranış doğru hangisi yanlış, yanlış yaparsam ne olur sorularına çok pratik bir şekilde cevap verir en güzel yanlarından biri de açıklamalar ve cezalar kullanılmaz. Sınırlar yanlış davranışı elbette öğretir bunun olması ya da kalıcı biçimde öğrenilmesi çocuktan çocuğa değişir. Kitabın içinde mantıklı sonuçlar, mola yöntemi(çocuğun yaşına ve davranışına göre dakika verilir), rol model olma (çocukların içinde bulunduğu durumda nasıl doğru davranması gerektiğini bilmediği durumlarda gene uygulatarak öğreten pratik bir teknik), doğal sonuçlar, sınırlı seçenekler gibi etkili ve pratik çocuğun kendisine değil yaptığı davranışa yapılan teknikler bulunmaktadır ve ebeveynlerin “Ben ne yapacağım?” diye sordukları, kendilerini yetersiz hissettikleri, engellenmiş hissettikleri deneyimlere ilişkin örnekler de barındırmaktadır.

AYIN YAZISI Başta çocuklarımızın en önemli rol modeli olan sizlerin ve bundan hareketle çocuklarımızın okuma alışkanlıklarının değiştiğini gözlemledik. Ve sizlere öneriler hazırladık.

Değerli Ebeveynlerimiz,

Başta çocuklarımızın en önemli rol modeli olan sizlerin ve bundan hareketle çocuklarımızın okuma alışkanlıklarının değiştiğini gözlemledik. Ve sizlere öneriler hazırladık.

Kişiler düzenli olarak kitap okuduğunda, kelimeleri hızlı bir şekilde seçerler. Bu şekilde sonuca hızlı ulaşır, uzun metinleri daha iyi kavrarlar. Bu durum okuma yapan yetişkinler için olduğu kadar çocuklarımız için de önemlidir.

Doğru iletişim kurabilmenin ön koşulu diyebileceğimiz anlama ve anlatma becerisi ancak okuma ile gelişebilir.

Okuma alışkanlığı önündeki en büyük engel, sevilen kitap türünün henüz bulunmamış olması ve beğeni-yaş özelliklerinin dikkate alınmamasıdır. İçeriklerinden haberdar olunan kitaplar seçilmeli, seviye ve beğeniler dikkate alınmalı, edebî değeri olan kitaplar tercih edilmelidir. Okumak, hafızayı güçlendirir. Okunan her hikâye ve her roman zihinde yeni bir pencere açar.

Okuduğumuz her kitapta yeni kültürler, yeni insanlar ve bambaşka dünyalar ile karşılaşırız. Böylelikle ufkumuz genişler, hayat tecrübemiz artar.

Okuduğumuz metinlerin birçoğunda insanların iç dünyasına tanık olduğumuz için onları daha iyi anlayabilir ve empati yapabilme özelliğimizi geliştirebiliriz.

Değerlerimizi ve kadim kültürümüzü öğrenmenin en güzel yollarından biri de kitap okumaktır.

Okudukça kelime haznemiz zenginleşir. Okudukça bilgi seviyemiz yükselir. Bilgili olan ve kendini sürekli yenileyen insan, hayatının her alanında ön planda olacaktır.

Kitap okuyan insan kendini yeniler, düşünce ve duygu dünyasını zenginleştirir. Kitap okumak, insanın kendine yapabileceği en güzel iyiliktir.

Doğru zamanda, doğru bireyle doğru kitabın buluşmasıyla gerçekleşen ve kişinin kendini tanıyabilmesine katkı sağlayan tedavi yöntemine “bibliyoterapi” denir.

Kitaplarla farkındalık geliştirebilir, kitap aracılığıyla iyi hissederek ruhumuzu besleyebiliriz.

Kelimelerin ve kitabın iyileştirici gücünü hissedebilmek için bol bol okumak, kendimizi keşfetme yolculuğumuzda da bize rehberlik edecektir.

Sınava Hazırlanan Öğrencilere Öneriler:

Eminiz ki sizler de duymuşsunuzdur ya da başınıza gelmiştir: “Sınavda zamanım yetmedi, soruları yetiştiremedim.” Çünkü sınavda öğrencilerin karşısına yarım sayfayı bulan paragraf soruları çıkabilmektedir. Her bir soru için 1 dakikalık zaman verildiği düşünüldüğünde metni anlayabilmek için yavaş okumak ne yazık ki zaman kaybına sebep olmakta ve öğrencinin süre problemi yaşamasına yol açmaktadır. Bu durumun en temel sebebi, kitap okumamaktır. Kitap okuyarak soru çözme becerinizi geliştirebilir, muhakeme gücünüzü artırabilirsiniz.

Sınavda öğrencilere sunulan metinler aslında net ve anlaşılır metinlerdir. Soruları çözmek için neden-sonuç ilişkisini kurabilmek yeterlidir. Bu da ancak düzenli kitap okuma alışkanlığı geliştirmekle mümkün olabilir.

Sözcük sayısının 450'leri bulduğu bir sınav sisteminde daha akıcı, anlaşılır ve hızlı okumak başarıyı getirecektir.

ANNEBABA.net NEDİR?

ANNEBABA.net, Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve eğitime dokunan tüm paydaşların kucaklanması adına farkındalık yaratmak ve bu farkındalığı değişime taşımak için kurulmuş bir eğitim platformudur.

ANNEBABA.net, eğitimde paydaşların çözüm hikayelerinin, araştırmaların ve deneyimlerin yaygınlaştırılmasında önemli bir aracı oluyor. Sayfasına taşıdığı eğitime, çocuğa, anne babaya, eğitimciye dair araştırmalar, deneyimler ve hikayelerle devamlı bir etkileşim ortamı ve dayanışma deneyimi sağlamayı hedefliyor. Çocukların gelişimlerinde ve öğrenme süreçlerinde, anne babaların tutumlarında ve eğitimcilerin mesleki yolculuklarında ihtiyaçlarını karşılamak ve çözüm üretme süreçlerini desteklemek üzere birlikte yol alıyor.

Çocuklar, eğitimciler ve veliler iyi bir eğitimle iyi bir gelecek sağlamak amacıyla ANNEBABA.net’in çatısı altında bir araya geliyor.